28 Temmuz 2016 Perşembe

Aci cekmek ozgurlukse , ozgur muyuz hepimiz ?

Ara sira bazi bazi ask a aşık oldugumu dusunuyorum :) nedendir bilinmez :) her kapimi calana bir kanim isinmalar ay bu tamam iste hayatimin askini buldum demeler . Hayir yani sevgi gormemis bir insan da degilim ama bu sevgi , sevilme arsizligim nerden geliyor bilmiyorum . Hep bir sevsin istekleri . Sevmiyor iste one girl cugum adamin ustune dusuosun her zor zamaninda yaninda olmaya calisiosun ama sevmiyor ... İki gunde adam sana tapsin istiosun sanirlar. Tam bir basak burcusun oyle belirsizlikler falan sana gore degil gri rengin yok senin ya siyahsin ya beyaz aradaki o flort donemi en sevmedigim donem hep bir belirsiz... Bu adam simdi hoslanio mu hoslanmio mu nedir yani ? Soyle adam gibi deniyorum suan de olcak mi olmucak mi de ... Ama de yani bisi haftada bir napiosun demekle omur mu gecer yaa .. Ben cikinti olup bir gorunup bir kayboluosun diyince duz adamim ben oluyor icimden helince hemen yaziyorum demeler falan ... Adamin sadece haftada bir gun icinden geliosa bana yazmak demek ...
Nerde yanlis yaptigimi cozemiyorum ki . Aramiyorum unutulduk mu diyolar .. Ariyorum adami sikbogaz etmisim gibi hissediyorum ... Hic te sevmem is saatlerinde yada gece elinde telegon saatlerce sevgilinle konus... Bana kaliteli zaman olsun haftada bir saat goruselim ama adam gibi konusabilelim. Yoksa sevgilisini yaninda canta gibi tasiyan kizlardan olmadim hic ya da nereye gidiosun kacta geliceksin hayir o kizla cikmicaksin yaaa diye sacma sapanda davranmadim . Ama bakiyorjm millete nerde adamin agzina tukuren onla cikma bunla dolasma diyen kiz varsa cocuk dort donuyor . Aranilan ne ki sahip mi ariyoruz sevgili mi once onu bir cozelim .


Simdi sorun su ki bu belirsizliklerde o orda kosede belirsiz belirsiz dursun ben daha iyisi var mi bakinayim insani olamadigim icin ( bir donem sirf dogrusu o mu acaba diye olmaya calistim ama olmuyor ) kendi kendime diyorim ki yavrucuguuum sen ne ayaksin . Birak artik bu isleri olmuyorsa olmuyor her insan sevgili olmak icin yaratilmamis demek ki seninde boyle bir yetenegin yok . Ayyy askooom ben sensizzz yasayamaamm diyemicegine gore otur hayatini yasa

İste ben de boyleee kararsiz boyleee de tatlis bir kizim napalim :)

7 Haziran 2016 Salı

BAZI KABUSLAR HİÇ BİTMEZ ... UYUR UYANIR TEKRAR GÖRÜRSÜN...

HEYYOOOOO BEN GELDİİİM :D

Uzuuun uzun ara verdim farkındayım son yazımı bundan tam 3 sene önce yazmışım kendimi takdir etmeliyim tembellikte sınır tanımıyorum :)  ağlama duvarım seni özlemişim :) sanırım bir karar aldım kitap yazmaya başlıcam adını da one girl ile  kararsızlaştıramadıklarımızdan mısnız koyucam :D
 
Gittin geldin 30'una merdiven dayadın hala mı bok gibisin be one girl diyorsunuz biliyorum :d aslında çok da bok gibi sayılmam ama mutluluktan ölüyorum da diyemem . yoyo sendromuna yakalanmış bir durumdayım dönüyorum dönüyorum çevremdeki her sey dönüp dolanıp aynı yerde buluyor beni ...istemediğim bütün otlar burnumun dibinde bitiyor istediklerimden eser yok :d
 
 Tek değişmeyen gerçek aslancık ,kuzucuk ve pandişko nun  elimi uzatabilceğim kadar yakın olmaları bana.
 
 Şu sıralar havalara uçmama tek sebep aslancık'ın İzmir'e geri dönüyor oluşu. Yakınımda olmasına o kadar ihtiyacım var ki varlığı mutluluk sebebim :D  onun dışında geri dönmesinden hiç hoşnut olmadığım bir kişi var ki o da babam..... gitti döndü görüşmemek haberini almamak için direnmeme rağmen geldi ve eve yerleştiii çıldırmamak için kendimi zor tutuyorum bazen
 
ben görüşmemek için elimden geleni yaptıkça abim üstüme geldi... en büyük zararı ona vermesine rağmen çocuğun sinirleri alınmışcasına bir merhamet çöktü üzerine.. inatlaştım tavır yaptım bana mısın demedi aileme olan düşkünlüğümü bildiği için tam noktasından vurdu beni yeğenin dedesini tanımasın mı dedi . ben de tanımasın dedim iyi büyüyünce kendisine anlatırsın o zaman dedi kaldım... güvenimin kırıldığını anlatamadım bir türlü kimselere bana verdiği ruhsal zararların boyutunu dinletemedim geldi ve burnumun dibine yerleşti... suskunluğum asaletimden diyerek susuyorum bu aralar her şey olacağına varıyor kendimi yırtsam da olmadı mı olmuyor :D
 
Evet hala bir ilişki tutturamadım:D ayrılıp barışmalardan yeni yeni insanlar tanımaktan anam ağladı :D bazı insanlar ilişki yaşayabilmek için yaratılmıyor işte o benim şekerler :) kariyerime adadım kendimi sıkıldıkça çalışıyorum :D sabah 6 da iş e gelmeme rağmen hala şirketteyim mesela seviyorum burayı :D
 
kırgınım,yorgunum ne dert dinleyesim ne dert anlatasım var aslında çünkü anlattıklarım hep aynı şeyler insanlara anlatıp anlatıp haksızlık etmek istemiyorum artık onlar da yoruldu benim kadar anlattıklarımdan ... pozitif olmaya çalışıyorum ama başaramıyorum pozitif olmaktan da sıkıldım artık günlerce bir odada susup duvara bakasım var ama 10 dakika sonra duvardan bile sıkılcagımın farkındayım :d 50 yaşında teyzoş hastalıkları yaşıyorum kendime inanamıyorum panik ataklar, yüksek tansiyonlar ayak şişmeleri hiç bana göre değil nerden gelip buluyorlar beni bilmiyorum :d erkenden yaşlandım gençlğimi geri istiyorum :D
 
HOŞ GELDİN KARARSIZ ONE GİRL SENİ HİÇ ÖZLEMEMİŞTİK ...
 
 


9 Ekim 2013 Çarşamba

Bizim mahallenin halleri...

Yıllardır yaşamadığım bizim mahalle hayatını yasadım işyerimin olduğu mahallede 
Sabah 5 te üst kat komşum hayriye  teyzenin hep ışıkları acık olur kocası biraz gıcık birisidir 
sabahları neden acık ısıkları derim meger hayriye teyze o saatte börek yapio sarma sarıp satıyormuş ben de merak ediyodum bu kadın neden hep uyanık diye... Sonra kocası gelir bahçedeki gülleri sular... Öyle güzelki bahçem , masamı sandalyemi koyup çay keyfi yapıyorum öğlenleri.... 
Necati amca uğrar yanıma yıllarca yatalak eşine bakmıs hiç çoluğu cocuğu olmamış öyle diyor ... hergün giyinir ütülü pantolonunu Gömleğini  çıkar dışarı öyle çarşı pazar dolanır en son yakındaki mezarlığa uğrar sevdiklerinin hepsi o mezarlıklaymıs ... Bir bir sular çiçeklerini mezarların ... Sanki sevdikleri onlarda yasar gibi ... Sonra gelir tekrar selam verir gecer evine bütün mahalle dedikodusunu vermeyi ihmal etmez :) yerlisiymiş buranın uçan kuşu tanır ...sonra elinde laptopuyla yan tarafta iş yeri olan Hikmet amca iner apartmandan Günaydın kızım der hep bana ... selamlasır hayırlı işler dileriz birbirimize sonra o dükkanına ben dükkanıma ... Minik cocuklar koşarak okullarına gider ellerinde minik cantalarıyla sonra bayan ketty iner aşağıya kendisi İngiliz asıllı opera sanatçısı görünüşünden anlaşılıyor zaten heybetli mi heybetli taksi kapıda bekler onu hep minik bavuluyla atlar taksisine ...doktor hanımlar avukat hanımlar iş adamı beyler inerler bir bir aşağıya güzel güzel giyinip iş yerlerine dogru yola çıkarlar . Üniversitemden bir asistanda burda her sabah koşa koşa çıkar dışarı otobüse yetişiyor belli ki...sonra kıvırcık güler yüzlü teyze iner aşağıya kendisi tam bir Atatürk aşığı boynunda kocaman bir Atatürk kolyesi var Ankara'dan gelmiş buraya aslında kız kardeşi oturuyormuş bu apartmanda ... Kız kardeşi kanser olunca bakmak için gelmiş ama ne yazıkki vefat etmiş kardeşi ... Simdi anılarından kopup dönemiyor Ankara'ya kocası cocukları hepsi Ankara'da o ise anılarıyla bir de kız kardeşinin  hatırası azman kendisiyle birlikte burada ... Tam içeri giricekken yan taraftakı Hatice teyze balkondan kafasını uzatır günaydınnnnn nasılsın başladı mı işler der bende evet Hatice teyze başladı valla derim :) e hadi hayırlı işler ben de oğluma yemek yapıcam bugün öğlen vardıyasında der ... 30 yasında evlenmemiş oğluyla oturur o da her fırsatta oğlunu anlatır bana :) bende gülümserim sadece Hatice teyzeler nurdan ablalar sabah tekerlekli sandalyesiyle çocuğunu okula birakan Zeliha teyzeler gibi bir cogu bizim mahallenin nese kaynağı :)) 
Aksam olur cocuklar okuldan döner bir de minik Ahmet ... Dükkana uğrar susamış kibar kibar bir bardak su alabilir miyim der bana ... Bende ılıtıp suyunu veririm ona terlisin bak yavaş iç derim nasılda akıllı dinler sözümü ağzında tuta tuta içer o suyu gözlerini bana dikerek... Sonra iyi günler der koşarak çıkar dışarı 

Burası bizim mahalle ... İş yerimin olduğu huzurlu yer ... Sanırım bir seyler yoluna girmeye başlıyor hayatımda ... Büyüyorum hızla ...

7 Temmuz 2013 Pazar

One girl TWO BOY 'da MUTSUZ SON ...

Evet sanırım artık yazmaya hazırım yaşanılanları. Oncelikle bunu belirtmemde yarar var suan yazdigim hersey tamamen benim bakis acimdan oznel fikirlerimdir. ben karsidan gorfugumu yorumluyorum sadece Bugüne kadar belkide içten ice kabullenmedigim artık yaşanılanlarda oluruna bıraktığım döneminde sanırım bugün kesinlestitererek sonlandirildi. Bu haberi vermek her ne kadar beni üzse de bir kısımınızın bildigi gercegi söylemenin zamanı geldi . One girl two boy'un meşhur two boy U yaklaşık 4 ay önce ayrıldı yani benim bu blogu açmama sebep olan aslancik ve kuzucuk ikilisi yollarına tek baslarına devam etmeye başladı

Bu 4 aylık ayrılık süreçlerinde "arkadasca" konuşmaya çalıştıkları ,birbirlerine laf soktukları , birbirlerini dinlemeye çalıştıkları ,birbirlerinden kopmaya çalıştıkları gibi çeşitli dönemlere şahit oldum. Bitmiş bir iliskinin ardından yaşanan dönemler her iki taraf için zordur . Ayrılık kararı öncelikle aslanciktan çıktı kuzucukta bu kararı onaylarak resmen ayrıldılar .sebepse siddetli gecimsizlik .ilk dönemlerde kuzucuk aslancigin bu kararı vermesinden dolayı oldukça sinirli ve uzgun,kırgın ,sinirliydi . Aslancik tarafında da olaylar farklı degildi aslına bakarsanız ayrılma kararı aldığında yurumedigine İnandığı iliskilerinin acaba dogru bir karar mı oldugunu sorguladı durdu. İkisi icinde bilinen bir gercek vardı ki aynı illerde olsalardı bu kararı böyle uygulamaları imkansizdi ama ayrı illerde olmaları kararların uygulanmaya çalısmasını kolaylaştırdı sanki...dediğim gibi bu 4 aylık süreçte hep nolucak diye karşıdan izlemeyi yegledim bu sefer karışmamak için elimden geleni yaptım aslında bu süreci iyi idare ettiklerini bile düşünmeye başlamıştım ... Ta ki bugüne kadar ...

Aslancik iki günlüğüne Ankara'dan izmire geldi . Onceleri kuzucukla görüşüp görüşmene konusunda kararsızdi ne dusuncegini bilmiodu. Kuzuculta aynı sekilde. Gelmeden önceki gun görüşme kararı aldılar aslancik, kuzucukun evinden eşyalarını da alacaktı hem bu yüzden de bu aksam için kuzuculta kalalım dedik . Bu durum beni kotkutmuyo degildi . Tekrar eski konular açılacak tartışma cikicak diye tam da düşündüğüm gibi oldu . Tüm gun aynı evde olan aslancik ve kuzucuk aynı evin ve duygularının yüksekliğine yenik düşüp tüm gunu eski zamanlarımızdaki gibi geçirdiler bu durum bir yandan beni cok mutlu etse de bir yandan asırı korkuttu çünkü yaşadıkları seyler tekrar bir başlangıç degil anın mutluluğunu kesmemekti ama ikisininde bu duygusal boyuta hazır olmadıklarını dusunuodum daha bu kadar netlik kazanmamıştı duyguları tamda dediğim gibi guzel başlayan bir gun karşılıklı birbirlerini suçlayarak bana göre cok agir konuşularak ne yazikki cok tatsız sona erdi bundan sonra birdaha görüşmeme kararı aldılar . Gercekten böyle bitmemeliydi cok üzgünüm her acıdan . Birbirlerinin canını yakicak son sözleri söylediler ve perde kapandı sanırım bu hikayenin sonuda böyle mutsuz bitti .

Mutsuz hikayelerden nefret ediyorum !!!!

Not: blog yazısını telefondan yazdığım ve düzeltmeye fırsatım olmadıgı için lütfen kelime hatalarını ve noktalama işaretlerini dikkate almayınız ....