Evetttt bir roportajjj konumla daha karşınızdayımmmm :D son zamanlardaki bu roportaj trafıgım beni ne kadar mutlu etti anlatamam.
çok sevgili arkadaşım operadaki kazulet ile çok güzel bir roportaj gerçekleştirdik. beni kaliteli çizgimden çıkartıcak sorular hazırlamış olsa dahi kazunun tuzagına düşmedim :D beni kötğ emellerine alet edemedi :D
roprtaj yapmaya calısırken iş yerimde en yogun zamanda da olsam bilgisayarım bozulmus telefonumla yazmak zorunda da olsam başarıyla roprtajımı yapıp bitirmiş bulunmaktayım
işte yaptıgımız röportajdan bir kaç ana başlık :
OK: Neyin küçüğünü, neyin büyüğünü, neyin kalınını seversin:D 1G2B: bakkk yaaa durup durup bir yerden yakalamaya çalışıosun ama buna şöyle demeleyim öncelikle ahhh kazummm yaşamayan nasıll bilsin :D
ama edindiğim teorik bilgilere göre boyutundan cok kalınlıgı makbulmus bana her sey makbule suan o ayrııı :d
şimdi edepli cevabıma geri dönerek diyorum ki
küçük küperi çok severim, büyük beden tshirtler hoşuma gider günlük hayatımda hem rahat hem ferah :d, kısında çok üşüyen bir insan oldugum için kalın kazaklarım olmazsa yaşayamam :D
OK: Sanat için soyunur musun? Ya öküz için? Pardon hayvanları koruma derneği demek istedim:D
1G2B: sanat için soyunmam :D inasanlara yazık estetik bir vucudum oldugunu düşünmüyorum :d ama eskiden nüdizm bana çok yakın gelridi ölee cıplak cıplak dolasalım fln ferah ferah :d
ama öküz için soyunurum :d öküzden öküze fark var tabe her öküze de soyunmam :d sonucta hayvan haklarına ve onları koruyan derneklere saygım sonsuz :d
1G2B: Haydi sen tamamla: gayler hakkında bana en garip gelen şey.......-ayhhh biraz mustehcen olucak ama çok anne gibi cevaplıyorum soruları biraz hareket gelsin- iliskiye girmeden önce yaptıkları temizlenme işleminin ( adını hatırlatmadım simdi bodozlama bisi yazmıyim) nasıl yapıldığını ve detaylarini öğrenince nutkum tutulmuştu :)
röportajın devamında neler yaşadık hangi ünlüler hakkında şok açıklamalar yaptım merak ediyorsanız operadaki kazuletin sayfasına hemencik TIK TIK
yine ben yeni ben yine bennnnnnn :d yorucu,gergin,bol macera ve akşın aynı zmanda içinde bol mniktarda dram bulunduran hafta sonunu ve hafta içinin bir kısmını geride bıraktıktan sonra işteee huzurlarınızda bolll boll neşeleriyle ben geldimm :d
bu karmaşık ruh hallerimi açıklamaya hiç çalışmıcam çünkü siz değerli blogger arkadaşalarım ve gizli gizli takip eden yevrularım açık açık şu kızcagızın durumlarına şahşt oldunuz. oyüzden ikinci baskıya hiç mi hiç gerek yok bence ;) ayrıcaa kötü şeylere deee kocamannnn bir sünger çektim bileee :d
önceliklen kuzucuklar alemiyle geçirdiğimiz kötü günlere; konuşmlarıylşa,yanımda olmalarıyla,beni dinlemeleriyle,benimle birlikte üzülüp aynı oranda benimle birikte sevinmeleriyle katkıda bulunan tum canlarımaaa kocaaamaaaan teşekkür ve öpücüklerimi yolluyorum :) tabiii nazar değdirenleren kötü gözle bize bakan herkese de burdan sadeceeee puuuu diyorum :D bigay yevrum saolsun bizim için önlem almış ve bizimle yaptıgı röportajın her yerıneee nazar boncukları serpiştirmiş. röportaj demiş iken araya bazı özel sebepler karıştıgı için yeterli teşekkuru edemediğim sevgili bigay ciğime burdan tekrar teşekkür etmeyi bir borç bilirim. hala okumama gafletinde olanlar varsa şurdan hemencik okuyabilirler. aslancıkla beraber tum iç dunyamızı olamasa da (vakit yetersizliğinden ötürü) büyük bir kısmını gözler önüne sermiş bulunmaktayız :d
şimdiii gelelim başka bir konuyaaa bigay röportajın sonunda da bu konuya değinmiş idi ama herkes röportaja konstre olmus olucak ki pek bir fikir çıkmadıı (ya da beni ciddiye almadınız ki bu ihtimali düşünmüyorum :d evrene pozitif enerciii :)
hepiniz olmasa da bir kısmınızın bildiği üzere blog dünyasına girmeye bir gün içinde karar verdiğim için nick'imi düşünme fırsatım olmadan. aslancık,kuzucuk ve beni anlattıgı düşünüdüğüm ve o an o hızla aklıma gelen ilk nick'i kullanıverdim ''ONE GİRL TWO BOY'' olarak. açıkçasıı nick'imin anlam ve öneminden rahatsız değilim. ama aldıgım eleştiriler dogrultusunda uzun olması ve yorumlar da ya da benden bahsedilen durumlarda kısaltılamaması açısından dezavantaja sahip bir nick bizde düşündük ki. mademse beni sizler var ettiniz :d (açıkçası bloga girerken bu kadar güzel sohbet edebilceğim insanlar bulucagıma inanmıyordum o yüzden diyorum ) hem yorumlarda ve ya benden bahsedilen durumlarda daha rahat kullanabılmek için ,hem de aklınızda kalıcılıgı daha iyi olabilceğini düşünüdüğüm için sizin yeni nick önerileriniz açık bir şekilde bu postu yazıyorum . önerileriniziiin benim için önemlerinii bildiğinizden bana yardımlarınızı esirgemiceğinize eminim şekerlerimmmm. önerdiğiniz nick'leri yeni bir postumda oylamaya sunucam. ve en beğenilen nick bundan sonra blog başlıgımın altında kullanılacaktır. sizleriii öpüyorrrr veee güzelll neşeli bir gün geçirmenizi diliyorum
Uzun bur süre yokum dedim ama bunu yazmam lzm dü sinirden ölücem yakında herkes üstüme gelmek zorunda mı? Teker teker gelin die çığlık atasın var annemi sbh aradım midemi usutmusum is e gidemicem dedim annem sabahtan beri kafasında bir dünya kurgulamis beni arıyor bir de ağzımı yokluyor hamile miyim? Diye vay arkadas ben daha anneme kendimi tanımamamıim daha neyi tartışıyorum ki?
İnsanlar değişir çocukluk biter gençlik gelir olgunlaşır bazen insan. Bana kalsaydı eğer secim hakkı hiç buyumek istemezdim. Gereksiz bir ayrıntı bence buyumek duyguların yoğunluğunun dibine vurulduğu zamanlar. Hayatta aileniz vardır ya hani sizidoguran büyüten arkanızda olan zaman zaman kızdığınız çatıştığınız ama asla vazgeçemediniz bilirsiniz ki hep ordalar . Bilsenizde hissetmek istersiniz orda olduklarını ama.bir sesle bir işaretle .belki bazı zamanlar en güçlü sesler bile anlatmaz size orda olduklarını olur iste hissetmezsiniz. Neyse iste bugün cümlelerimi istediğim gibi toparliyamiyorum midem gibi düşüncelerimde alt üst . Garip ben hep hasta olmamakla boburlenirdim şimdide hastalıklarımdan kurtulamıyorum çok mizmizim ... Hayatta ne olursa olsun ne yaşanırsa yaşansın sevgiler bitmez. Ama hep güldüğüm bir soz vardı "Severken ayrılmak " derdim ki bir insan Severken niye ayrilir ki bir insandan uzaklaşmak için nefret etmeli insan derdim. Demek ki büyük konuşmamak lazimmis bazen büyük sevgiler de büyük zararlar verirmiş . Sevmek saygı duymak yetmiyormuş . Herseyi o kadar fazla fazla yasadım ki 100 yıl yasamış gibiyim sanki. Çabuk yıprattim sevgiyi zarar vermeye acitmaya başladık birbirimizi. Ben kendi kendime bile zarar vermeye başladım . Sanırım doğru zamanda değilim baskasına da zarar vermeye hakkım yok. Ve tasın altına elimi koyarak biraz zaman verdim her seye belki zaman herseyin ilacınız gercekten. Yoksa kendi sorunlarımla basa çıkmayı hiç bir zaman ogrenemicem. En zoruda ne biliyor musunuz kendinizi o kadar korunakli limanlara demirlemissiniz ki bir gün O Liman'dan ayrılırken hala o limanın içindeymiş gibi korunakli hissediyorsunuz ve diyorsunuz ki dalga geldiginde liman korur beni cevreler. Ama dün ilk dalgamı yerken açık sularda oldugumu anladım daha dogrusu farkkettirildim uzaklaştığım limana karşıdan bakarken. Her şey güzel olucak biliyorum. İnanmazsam yasiyamam. Zaman çözecek her şeyi . Sevginin gurur olmadıgını bir çok defa ispatladım ben . Ama yaraliyim her yanım acıyor . Kızgınlığım çabuk gecer benim ama daha eskisini unutmamadan yeni bir kırgınlığa care bulmalıyım . Ne demişti istersem, sevmezsen sevgilini ben ne yapar eder seni bir sekilde kendime çekerim . Ben o adamı özlüyorum ben o adamı hala seviyorum ve ne olursa olsun nerde olursam olayım hiç bir zaman bitmicek sadece zamannnn telefondan yazıyorum bu posttu düzenlemeye de vaktim olmadı hiç. Bir süre aranızda olamicam. Maillestigim arkadaşlarımla konuşabilicem sadece kendinize iyi bakın
Evettt. Buluşmam kötü geçerse anlatmıcam demiştim. ama meraklı mı meraklı bir gay pandamız var. hazır onun da canı sıkkınmış son zamanlarda. anlatayım da hem salaklıklarıma gülüp kafası dağılsın. hem de heralde başka blogger arkadaşlarımda hafiften okurlar onlarda birazcık gülerler dedim. ağlanıcak halime :)
Olabildiğince özet geçicem. Çünkü aslancıkla, kuzucuk'un sabha kadar başlarını ütülediğim için sinir kat sayım tavanlarda zaten. anlat anlat daha çok moralim bozuluyor.
şimdi sevgili m... ile yaklaşık bir buçuk haftadır mesajlaşıyor idik. resimlerini görmüştüm. şekilci bir insan oldugumu düşünmeyin ama benim güzellik anlayışıma göre oldukça çirkin oldugunu düşünüyordum. neden mi konuşmaya devam ettim. çünkü msjlarda o kadar iyi niyetli, cana yakın uyumlu, anlayışlı davranıyordu ki. hayatımda tipten çok iyi niyetin, uyumun önemin daha fazla olduguna dair karar almıstım. gerçektende ikinci kısımları da öyle çıksaydı eğer...neyse tabii bu kararımın etkilenmesin de kazuyla yaptıgmız sohbetlerin de etkisi yok değil. ama kazucum söylemek isterimki hiç te düşündüğümüz gibi bir insan değilmiş. Aslancıkla kuzucuk'un üstün performanslarını söylememe bile gerek yok heralde. özellikle aslancık'ın buluşma öncesinde oturup bana konuşma hazırlaması gerçekten benden çok takdir topladı. gelelim buluşma detaylarına.
buluşma noktası olarak izmir'de yeni açılan büyük bir alışveriş mağzasını tercih ettik. aslancıkla kuzucukta benim için yakınlarda olucaktı. pimpirikliler ailesiyiz kabul ediyorum :) işten çok geç çıkabildim. saat 20:00 da hala dolmuş bekliyordum. 20:30 da anca orda olabildim zaten alışveriş merkezi 22:00 da kapanıyordu :d öncelikle gelir gelmez aslancıkla kuzucukla 2 dk kadar görüştüm. hem çok heycanlıydım biraz heycanım gitsin fln diye.sonra araştık. otoparktaymıs. alışveriş merkezinin girişinde buluşalım dedik. indim aşagıya bekliyorum bekliyorum yok. en sonunda aradım nerdesin diye. alışveriş merkezin içinde kaybolmus :D normal dedim ilk defa gelmiş çünkü. kapıyı bulana kadar tel'i kapatmadım. arada güvenliklere soruyo tabi nasıl gidicem diye. :D neyse tüm çabalarım sonucunda giriş kapısını buldu. giriş kapısının hemen yanında da starbucks var oraya oturalım dedim tamam dedi. e hadi cık dısarı dısardan girelim dedim güvenlikler aramasından geçmek zor geldi o an bana. ilk golü orda attı. ben çıkmayayyım sen içeri gir dedi. önemsemedim yuttum. demiştim ya güzellik anlayışıma pek uygun değil diye bunu zaten bildiğim için herhangi bir hayal kırıklıgı geçirmedim. boyu da bende 10 cnm kadar kısaydı. ben den kısa oldugunuda biliyordum ama ne kadar kısa oldugunu söylememişti. girdim içeri merhaba dedim. o da merhaba dedi. hadi girelim cafeye ozmn dedim girdik. önce kahve almaya gittik. yüzüme manasızca baktı. ben de ne içersin diye sormak mecburiyetinde kaldım . 2. gol :) baktım onun bana sorucagı yok kendi içicegimi söyledim. o hala söylemedi tabi. ben de herkes starbucks içiçeklerini bilmek zorunda olmadıgı gerçeğini gayet iyi bildiğim için. onun zorlanmaması için sorumu tekrarladım ne tarz içmek istersin soğuk mu sıcak mı ? bogazım hafif ağrıyo sıcak bir şeyler içsem iyi olur dedi. ne tarz bişi sevdiğini bilmediğim için en normali latte oldugunu düşünerek latte iç ozmn dedim. ben karamelli latteyi severim. o na sordum karemel li ister misin diye. karemelden nefret ederim dedi. direk. 3. gol insan yok sadece latte alıyım der. niye bu kadar vurgu yapıosun ki. ortamda kimin erkek oldugunu bu süre zarfına kadar seçememeniz normal. ben de aynı hislerdeydim :d ki bu arkadaş bana her konusmamızda centilmenliğinden bahsedip durdu. nerde? hı ödeme konsuna gelince kasaya gittim baktım iş yok çıkardım cüzdanımı ödücem. o sırada tek yaptıgı cebinden parasını cıkarıp ne kadar diye sorup o paraların içinden bir saatte seçip vermek oldu ki. ben hala cüzdanım elimde bekledim her ihtimale karşı.
dısarı cıktık. masaya oturucazburası iyi oturalı mı dedim. tam oturcaz. bir araka masaya mı geçsek acaba dedi. bu arad arka masanın üstü kahve bardaklarıyla dolu temizlenmesi lazım. oturalım buraya fark etmez dedim. beyfendi tutturdu oranın sandalyeleri daha güzelmiş oraya oturalım diye :d sonrada hıh paşa koltugu işte budur diye:))) o sırada hafiften gözlerim bugulanmaya başladı. ağladım ağlıcam :) bakın hala tipiyle ilgili bir problemim yok. gerçekten zaten hazırlıklı gitmiştim. ama bana bahsettiği. attıgı msjlardaki m.... yle alakası uok yok yani. benim memnuniyetsizliğim mi diye düşünebilirsiniz. ama o bana bir msjında ''ikimizde ne istediğimizi çok iyi bilen iki olgun insanız. ikimizde oldukça SOSYALİZ ve belli bir YAŞANMIŞLIKLARIMIZ var. sana değer veriyorum ve sonuna kadar aynı anlayış çerçevesinde olmaya devam edicem demişti. eeeeeeeee? hala iyi niyetimden ödün vermeden heycanlı oldugunu düşünerek oturdum masaya. konuşmaya açmaya çalıstım çünkü zerre konusmadı oturmamızdan itibaren. ben başladım ben : alışveriş merkezini nasıl buldun o : gezemedim ki :)
ya ben sana gezdin mi diye sordum alla alla bu kadar mı yani cvp bu mudur gezemedim ki :D
hala iyi niyetli ben . ben : ankaradaki optimum'a gitmiştim orası da güzeldi. o: hıı ben de istanbuldakine gitmiştim. hatta orda metin bla bla yı görmüştüm. ben: metin mi? cıkaramadım ya. kim di o :D o: eski futbolcu. ben o sırada dumurum zaten baktım futbolla ilgilenio eski arkadaslarımdan birin babası eskiden ünlü bir futbolcuydu. bildiğim tek o oldugu için başladım ondan bahsetmeye maksat muhhabbet kurayım.
o: iyimiş.
tek cümle sadece tek bir cümle söyledi anlattıgım şeylerle ilgili. hala konusmaya ugrasan ben ben: eee naptın bugun. sanayiii ye gidiceğini söylemiştin bişi mi oldu. o: hııı yeni aldıgım arabın kapısını göçerttim onun için gittim. ben: içimden hıh tatam hareketli bir konu nasıl kaza yaptıgını sorarasam ordan biraz konsuruz belki diyerek. eeeee nasıl oldu kaza? o: kazaydı işte çokta önemli bişi değil...
o sırada saçımı başımı yolma işlemlerine başlamak üzereydim. bu diyologlar bu şekilde uzadı gitti. sırf konussun diye araba markalarından futbol takımlarından normla hayatta ilgilenmediğim bir çok konudan konustum. ama hepsine kısa cvplar vererek kapattı. sıkıntıdan patlamaya ramak kalmıştı. en sonunda kafamı önüme eğip kahve içmeye başladım ve baktım konuscak bir şeyim kalmadı kafam önümde
-öylee iştee. dedim
o da durdu durdu durdu
- öyleee işte diyerek beni taklit ederk cvp verdi.
sonrada hadi kalkıp alışveiş merkezini dolanalım dedi. ilk defa bir şey teklif etti o kadar mutlu oldum ki :)
kalktık başladık saf saf bakınmaya :d kendine spor ayakkabı almak istiyormus. beni bütün ayakkabı magazalarına soktu. ve onun gösterdiği ayakkabı modellerini begenmeme ragmen onu kırmamak adına
- hımmm hoşmuş. ama daha güzellerini bulabilirsin diye yuvarlak cvplar verdim
peki o benim gösterdiğim modellere e dedi
-iğrenç,kötü,yuvarlakburun spor ayakkabı giymem,renkli spor ayakkabılar giyerim. senin gösterdiğin gibi siyah veya beyaz modeller tercih etmem.
yani kısaca herşeyi kötü bir kulp buldu. ki bu arakadas acayip uyumlu bir insan oldugunu dile getirip duruyodu....
artık dayanacak gücüm kalmadı. asalncıkla kuzucuk'a msj attım kurtarın beniiii diye. içimdende umarım bu msjdan saonra msj atmak yerine beni aramayı akıl ederler dedim :d
neyse ki aslancık aradı. başladım kendi kendime konusmaya aaa siz de mi ? burdasınız ne zmn geldinizzzz? aslancık tel'in karsı tarafında gülmekle meşgul tabi o sırada :D bizde surdayız e hadi eglin ozmn dedim. cocugun yüzü bir asıldı o sırada tabi.
bu arada aslancıkla mkuzucktan cafede oturdugumuz süre zarfında bahsetmiştim. kendisi hiç konusmadıgı için yani biliyordu benim için önemlerini.
geldiler. çocuk yanımızda tanıstırıcam iki elinide göbeginin altında birlestirmiş bir şekilde aslacıkla kuzucuk' baktı. bend e m... aslancık. m... kuzucuk seklinde tanısrdım neyseki elini ordan alıp tokalşmayı akıl etti.
pislik aslancıkla kuzucuk iyi ozmn biz buralardayız dedi ve gitmeye başladı aralarından koşup beni bırakmayın diye ağlamamak için kendimi zor tuttum :(
ordan da cıktık. d&r'ın önunden geçioduk aaa buraya girelim mi? dedim isteksiz isteksiz girdi saolsun. sanki ben onun için bir ton ayakkabı magazasına bakmamısım gibi :d
kitaplara bakınmaya başladım. kitap okumayı sever misin diye sordum yine o meişhur cevapını verdi
-NEFRET EDERİM!!
ehhhh dicektim sen ne seviyorsun yaaaa neee!!!
o saatten sonra zerre umursamayarak kitaplarını incelemeye koyuldum uzun zamandır almak istediğim ayşe kulin'in gizli anların yolcusu kitabını aldım ve kasaya giderek ödedim o da o sırada arkamda sap gibi bekledi kitap baktıgım ve ödediğim süreç içerisinde.....
kitapcıdan cıkarken aslancık msj attı. cok kötüysen bahane uydur. biz seni starbucks ta bekliyoruz diye. baktım m..... de yaa ben çok kötü oldum bahar alerjim azdı gözlerim çok yasarıo demeye başlamıstı. bend e bundan istifade sen kötü görünüosun git eve dinlen istersen. çocuklarda cıkmak i,çin beni beklio hem birazdan alışveriş merkezi de kapanıcak dedim. o da isterseniz sizi eve bırakayım diyerek günün kahve parasını öldemekten sonraki ikinci centilmenlik davranısını gösterdi :D yok tesekkurler metro evin yakınına kadar gidiyor orası sana cok ters dedim ve kibarca red ettim tesekkurler deyip saçma bir sarılmadan sonra koşarak uzaklasıp kendimi kuzucukların yanına zor attım :D
şimdi bunları okurken belki cocukta senden hoşlanmamıstır ondan öyle davranmıstır diyor olabilirsiniz. inanın ben de bütün gece umarım öyledir diye dua ettim . sonucta kimseyi ben de üzmek istemem. belki oda uyumlu bir çift olamıcagımızı anlamıs ve ondan öyle davranmıstır dedim. ama yani sonucta ben de tavırlarını begenmeme ragmen ayıp olmasın diyerek bütün gece tüm iyi niyetimi cocuk için kullandım.
akşam eve vardıktan 20 dk sonra eve vardınız mı? diye msj geldi m... den. aslancık baktı ben dırr dırr dırr sinir küpü şeklinde konusyorum. aldı telefonumumu o msj yazı benim yerime
-evet canım geldik çok yorulmusum hemen uyucam iyi geceler yazmıs. iyi dedim gönderdik.
iyi geceler demiş o da ve o şekilde akşamı bitirdik.
insanların duygularını ortada bırakmaktan nefret ederim daha önce bana aynısı yapıldı için. şu posstta onu bulabılırsınız. sabah msj attım ve dedim ki
günaydın m....erken bir saat biliyorum ama dün akşam özellikle msj atmadım. düşünmek istedim. senin benim hakkımdaki düşüncelerinin her ne kadar ne doğrultuda oldugunu bilmesemde. kendi düşüncem uyumlu bir çif olamıcagımız doğrultusunda. ortak noktalarımızın çok oldugunu düşünmüyorum. ve bu şekilde iyi bir ilişki yaşamamız pek gercekçi gelmiyor. ortak noktalarımız olmaması senin iyi bir insan oldugun gerçegini değiştimez dün akşam için teşekkür ederim. kendine iyi bak.
bu msj' gelen cvp
ortak nokta derken?
benden giden cvp
dün akşam yaptıgımız hiç bir eylemde ortak olarak aynı zevkleri duymadıgımız düşünüyorum. hayata bakış açılarımız farklı yönde. o yüzden öyle dedim.
o:
bunlar sadece senin uydurdugun bahaneler. tamam ya neyse neyse işte. ben öyle düşünmemeiştim dün gece için
bu nasıl bir cvptır ya. seni ciddiye alıp msj atıyorum ve aldıgım cvp bu mu? bu sefer verdiğim kararın ne kadar dogru oldugunu anladım ve son olarak
ben: bahane mi? sana bahane uydurmak gibi bir zorunlulugum oldugunu zannetmiyorum. istesem hiç açıklama yapmayıp. telefonlarına da cıkmayabilirdim ama ben insancıl olan yöntemi tercih ettim. üzgünüm. kendine iyi bak.
kısa olarak yazıcam demiştim dimi :d resmen içimdekileri boşalttım :d yeterince tatmin edici bir post olmustur heralde:D
anlıcagınız üzere ben asla dogru bir tercih yapamıcam. asalncık'a göre iki tane en uç örenkleri gördügüme göre artık ortalarda tercih yapabilirmişim :d artık hiç umudum yok hele dün geceden sonra...
huuuu huyuuuu yineee uzuncana bir ara verdikten sonra ben geldiiim :D bu sefer merak edilmişim nasılda mutlu oldum hatırlanmak güzel bişi :d sevdiceğim arkadaşlarımdan biri bana bir gün valla kendini kedi gibi sevdiriyosun demişti. :D napıyım yaaa sevgi görmek ve göstermek güzel bişi. küçükken ailem de sevgisiz bırakmadı halbusiki ama :d
İzmir'de bugunlerde havalr bir değişik sormayın. güneş açtı kısa kolluları giymeye başladık. hooop sonraa yağmur. hooop güneş. kafam karıstı. bugun utanmasam kaban giycektim sabah o kadar soguktu. öğleden sonraa hooop yine güneş. e tabi böyle olunca benim de bünyem şaştı. kırk yılda bir sosyalleşiyim diye iki kız arkadasımla alışverişe çıktım. akşam kuzucuklara döndüm. koşuşturmadan bütün gün bir şey yiyememiştim kuzucuklara giderken bir pohaça aldım elimde yiye yiye gidiyorum. allahımm bogazımda mı desem çenemde mi desem bir ağrı var lokmalarımı çiğniyemiyorum. o şekilde kuzucuklara vardım. kapıyı kuzucuk açtı. neyin var canım diye sordu ben de heralde 20 lik dişim zorluo ondan dedim. sonra banyoya bir girdim bogazımın sol tarafında yeni bir bogaz daha olusmus :D nasıl şiş anlatamam. hastalık hastası ben nefes nefes içeri koşstum :d kuzucuklara gösterdim. aslancık bile bu duruma anlama veremedi. acaba yediğim bir şey alerjimi yaptı diye düşünerek gece saat 23:30 da acil'in yolunu tuttuk. içeri girdim. doktor bana agır gripmişim gibi falan davranmaya basladı ki kendimce o sırada grip bulgularının hiç birini göstermedğimi düşünüodum. :d neyse doktr evirdi çevirdi beni. sol lenf bezin şişmiş bir kaç tahlil yapalım dedi. ben o sırada panik panik neeee lenf mi ? durumlarındayım :d saolsun yeni emzun sağlık memuru bir çocugumuzu kanımı alsın diye yönlendirdi. zaten iğneyle aram pek hoş değildir. çocuga dönüp yarı gülümser bir durumda elin hafiftir demi diye sordum :d çocukta merak etme dedi göz kırptı :D başladı iğneyi sokmaya ama acım tavan cocuk iğneyi sokuo kolumun içinde dolanıo dolanıoo dolandıkça çığlık atasım geliyo ama hem çocugu korkutmayım diye hemde orda rezil olmayayım diye sustukça sustum :d çocuk sağ koluma 3 kez iğneyi saplayıp dolanmasına rağmen damarımı bulamadı :d sonra usanmadan iğneyi gitti değiştirdi sol koluma da 3 kez iğneyi batırdıktan sonra şükür 3. de tutturdu :d ama o sırada ben çoktan can vermiştim. cenaze namazım kılınıyordu. cocuk kusura bakma yaa dedikten sonra yaanımdan ayrıldı ve bende kuzucukların yanına gidip tahili sonuclarımı bekledim.
lafı çok uzatmıyım :d enfeksiyon oluşmuş boğazımda ve hayatımda ilk defa antibiyotik kullanmak zorunda kaldım. artık kimin ahı tuttuysa :d
diyeciğim o ki bahar ayı benim için pek hayırlı başlamadı devamından umutluyum :D siz siz olun kendinize dikkat edin :d
bu arada içimden hafiften bir kıpırdanma var duygularım tavan. bu akşam biriyle buluşuyorum . her şey istediğim gibi devam ederse özetini en yakın zamanda büyük bir heycanla vericem gitmezse sanırım konuşmak bile istemicem. ayhhh anzar değmesin şimdilik susayım :d kendinize iyi bakın. aslancık ve kuzucuk cephesinden son dakika dedikoduları su heycanımı atar atmaz sizinle olucak.
ama azıcık merakınızı gidericek olursam ikisi de aynı şekilde devam :D. yaşlı çiftler gibi arada birbirlerine giriyorlar. sonra bal kaymak oluveriyolar :d
uzun zamandan beri ugramadigim kendi evime dun aksam abim gelicek vasitasiyla ugramis bulundum. once sevgili abimin nisanlisi ve benim de biricikim'in evinde aile toplaskasi vardi. annem,abim,bircik'in annesi, babasi ve ben yemek yedik. biricik,in babasi denizle cok ilgilendigi icin gitmis bize ballik tutmus. kocaman kocaman deniz barbunlari ve ortada bir suru cesit meze tabikide yaninda vazgecilmez icki rakiylla once hep beraber bir guzel kafa cektik. biricik'in babasiyla aram cok iyi oldugu icin o rakiyi doldurdu o doldurdukca ben ictim en son 4. dubleyi hatirliyorum :D sonra abimden gelen kizim sakin ol birrrr durrr sesiyle kedime gelip orda durdum :D biricik'in babasi da abime donup yaaa bu kiz cok saglam bak hala bisi olmadi dedi :D abim de buna sevinsin mi uzulsun mu bilemedi yaazik yavrum :d neyse iste sonra annem,abim ,ben bizim eve gectik. kuzucuklari bir cumartesi gecesi basbasa birakmis bulundum boylece :d
eve geldigimizde saat zaten gece 1:30 idi . yattik uyuduk. canim annem guzel annem sabah yine iise gitti. o pazar gunleri de sirkete gidiyor yavrum :(. gitmeeden de beni uyardi ciceklerimi sula diye. annem sirkette abime yardim etmeden once bizim evde her yerde deli gibi cicek bakardi balkonumuz ic bahcemiz rengarenk cicek olurdu. uzun zamandir unutmustum o goruntuyu. tam balkona ciktim cicekleri sulucam bir baktim ciceklerin yarisi ben ilgilenmedigim icin kurumus :(. ilk once icimi korku kapladi. cunku annem o cicekleri bana emanet etmisti.annemin sirkette yatagi tv si ve rahati yerinde oldugu icin o orda kalmayi tercih ediyo cogu zaman. ben de kuzucuklarda kaliyorum bildiginiz uzere :d neyse sonra o cicekleri oyle vasat gorunce ben basladim aglamaya ama bildiginiz salya sumuk agliyorum. icimden de diyorum ki demek ki anneme bir sey olsa bana emanetleri olan o ciceklere bile bakamicam. ve annemin en sevdigi cicekleri oylece solup gidicek. bunlari dusundukce istemsiz br sekilde akti gozyaslarim :( abimde icerden noluyo sana diye soylenip durdu :d neyse orda aglama ve sulama fasli bittikten sonra. ic bahcedeki cicekleri sulamaya gectim. annem o kadar becerikli bir insandir ki. ic bahcemize selale yapmis hatundur. nasil bir huzurdur o ic bahce anlatamam :d ordaki cicekleride sularken her zamanki sakar ben ic bahcedeki merdivenlerden yuvarlandim :d sakinligimi koruyarak usulca abime seslendim gelsin beni kaldirsin diye :d abimde gulerek yanima geldi dusmeseydin sasardim dedi banaaaaa :d sonra abicigimi yolcu ettim evine gidicekmis. bn de evi biraz topliyimda kuzucuklara geciyim dedim :d bir fasilda aslancik'i arayip agladiktan sonra evi topladim ve kuzucuklara gectim :D veeeee kuzcuklara gittigimde yine onlari sevisme ortasi yakaladim. valla benim sucum yok cunku ben gelicegimi haber vermistim :D sans ki ben ne zaman haber versem cocuklari sevisicegi tutuo ben napiyimmm :d boyle isteee konun ozeti anlladim ki ben annemi cok seviyorum. ve ona birsey oldugunu dusunmek bile beni cok uzuyor allahhh korusuuuunnn!!!